Zekât, İslam'ın temel esaslarından biri olarak, Allah'ın insana verdiği rızıktan bir kısmını ihtiyaç sahibi kardeşlerine ulaştırmasını sağlayan bir ibadettir. Kişinin Allah'a karşı şükrünü yerine getirmesine vesile olan zekât, aynı zamanda ümmet içerisindeki birlik ve dayanışma ruhunu da canlı tutar.
Mavi Marmara Derneği olarak gerçekleştirdiğimiz zekât çalışmalarıyla, bağışçılar ile ihtiyaç sahipleri arasında bir köprü oluyor ve kardeşlik bilincinin yaşatılmasına katkı sağlıyoruz.
Zekâtını VerZekât Bağışlarınız İhtiyaç Sahiplerine
Nasıl Ulaşıyor?
Zekât bağışlarının öncelikli olarak savaş ve çatışma bölgelerindeki yetimlere, ihtiyaç sahiplerine ve savaş mağdurlarına ulaştırılması hedeflenmektedir. Bunun yanı sıra bağışlarınız; borçlarını ödemekte zorlanan, temel gıda ve giyim ihtiyaçlarını karşılayamayan ve barınma desteğine ihtiyaç duyan ailelere de ulaştırılmaktadır.
Bize emanet ettiğiniz zekâtları, sizlerin selamlarıyla birlikte ihtiyaç sahiplerine ulaştırıyor ve aranızda bir köprü kuruyoruz. Zekâtınız, özellikle savaşın ağır şartları altında yaşayan insanlar için bir umut ve mutluluk kaynağı oluyor.
Zekâtın temel şartlarından biri, ihtiyaç sahiplerine verilmesidir. Siz de zekâtınızı Mavi Marmara Derneği aracılığıyla bağışlayarak, desteğinizin gerçekten ihtiyaç sahibi olan kişilere ulaşmasına katkı sağlayabilirsiniz.
Zekâtınızı Kolayca Hesaplamak İçin
Sayfamızı Ziyaret Edebilirsiniz
Zekâtımı HesaplaSıkça Sorulan Sorular
Zekât kimlere farzdır?
Bir kimsenin zekât vermekle mükellef olması için Müslüman, hür, akıllı, büluğ çağına erişmiş olması; borcundan ve asli ihtiyaçlarından fazla hakikaten ya da hükmen artıcı mahiyette yani kazanç sağlayıcı nitelikte ve üzerinden bir yıl geçmiş nisap miktarı mala sahip olması gerekir.
Nisap ne demektir? Miktarı ne kadardır?
Nisap, zekât, sadaka-i fıtır ve kurban gibi ibadetler için konulan bir zenginlik ölçüsüdür. Nisap, asgarî zenginlik ölçüsü şeklinde de tanımlanabilir. Borcundan ve asli ihtiyaçlarından fazla olarak bu kadar mala sahip olan kişi dinen zengin sayılır. Böyle bir kişi, zekât veya sadaka alamayacağı gibi; sadaka-i fıtır vermek ve kurban kesmekle de yükümlü olur. Borçtan ve aslî ihtiyaçlarından fazla olan bu malın artıcı olması ve üstünden bir yıl geçmesi hâlinde zekâtının verilmesi gerekir. Zenginliğin asgari sınırı olan "nisap" Hz. Peygamber tarafından belirlenmiştir. Bu asgarî sınırlar, o dönem İslam toplumunun ortalama hayat standardını ve zenginlik ölçüsünü göstermektedir. Hadislerde belirlenen nisap miktarları şöyle sıralanabilir: 80,18 gr. altın veya bunun tutarında para veya ticaret malı; 40 koyun veya keçi, 30 sığır, 5 deve. Nisap miktarının belirlenmesinde kullanılan bu malların, o dönemin en yaygın zenginlik aracı olduğu açıktır. Nisabın bu mallar üzerinden belirlenmesi, sosyal ve ekonomik şartların fazla değişmediği ileriki dönemlerde de aynen korunmuştur.
Zekât ve fitre, hayır kurumlarına verilebilir mi?
Aldıkları zekât ve fitreleri bir fonda toplayıp bunu yalnızca Tevbe suresinin 60. ayetinde belirtilen yerlere sarf ettikleri bilinen ve kendilerine her bakımdan güvenilen kimseler eliyle yönetilen dernek, kurum ve yardımlaşma fonlarına zekât ve fitre verilmesinde dinen bir sakınca yoktur.
Zekât vermenin belirli bir zamanı var mıdır?
Zekât vermenin belli bir zamanı olmayıp, farz olduğu andan itibaren verilmesi gerekir. Bunun için belli bir ayı veya Ramazanı beklemeye gerek yoktur. Zekât vermekle yükümlü olanların, yükümlü oldukları andan itibaren en kısa zamanda zekâtlarını vermeleri uygun olur.
Zekât ve fitre kimlere verilir?
Zekât ve fitrenin kimlere verilebileceği Kur'an-ı Kerim'de belirlenmiştir. (Tevbe Sûresi, 60) Bunlar; fakirler, düşkünler, esaretten kurtulacaklar, borçlu düşenler, Allah yolunda cihada koyulanlar (mukaddesatı korumak için mücadele verenler, ilim tahsil edenler), yolda kalmış olanlar, zekât toplamakla görevlendirilen memurlar ve müellefe-i kulûb adı verilen, kalpleri İslam'a ısındırılmak istenen kimselerdir.
Zekât vaktinden önce verilebilir mi?
Oruç ve hac ibadetlerinde olduğu gibi zekât konusunda da kameri ay hesabı uygulanır. Zekâtın farz olması için nisap miktarı malın üzerinden bir kameri yılın geçmesi gerekir. Buna rağmen mal sahibi dilerse vakti gelmeden önce de nisap miktarına ulaşan malının zekâtını verebilir.
Temel ihtiyaçlar için biriktirilen para zekâta dahil midir?
Aslî ihtiyaçlar; ev, ev eşyası giyecek, ulaşım aracı ve yiyecek gibi hayatın güvenli ve sağlıklı bir şekilde devamı için gerekli olan şeylerdir. Bu ihtiyaçları temin etmek için biriktirilen paralarla onları karşılamak üzere sözlü ya da yazılı herhangi bir taahhüde girilmişse o takdirde bu paralardan zekât vermek gerekmez. Çünkü sözlü ya da yazılı taahhüde girildiğinde bu para, artık temel ihtiyaç için harcanmış demektir. Ancak böyle bir taahhüde başlanmamış paranın, nisap miktarına ulaşması ve üzerinden bir yıl geçmesi hâlinde, zekâtının verilmesi gerekir.
