Uluslararası Özgürlük Filosu Koalisyonu ve Tarihsel Süreç
Uluslararası Özgürlük Filosu Koalisyonu, Gazze’deki insanlık dışı ablukayı kaldırmak ve İsrail’in işgalini sonlandırmak amacıyla hareket eden uluslararası bir çatı platformdur. Koalisyon, 12 ülkeden paydaş kurumu ve birçok farklı ülkeden bireysel aktivisti bünyesinde barındırmaktadır. Bu paydaş ülkeler; Türkiye, Güney Afrika, Malezya, Avustralya, Yeni Zelanda, Almanya, Norveç, İspanya, İsveç, Kanada, Amerika Birleşik Devletleri ve Brezilya’dır.
Koalisyon, söz konusu ülkelerdeki kampanya toplulukları, platformlar ve resmi STK’lar ile iş birliği içerisinde, Gazze’deki insanlık dışı ablukayı denizden kırmak üzere 2008 yılından beri filolar organize etmektedir. Bu filolardan bazıları Gazze kıyılarına ulaşabilse de bazıları İsrail’in acımasız saldırılarına uğramıştır. Uluslararası Özgürlük Filosu Koalisyonunun Akdeniz’e açıldığı filo organizasyonlarından bazıları şunlardır:
- Özgür Gazze Hareketi: 23 Ağustos 2008’de Liberty ve Özgür Gazze adlı iki gemiyle yola çıkan toplam 44 aktivist, Gazze’ye ulaşmayı başardılar. Götürdükleri tıbbi malzemeleri Gazze halkına ulaştıran aktivistler, 6 gün boyunca Gazze’deki hastane ve okulları ziyaret ettiler.
- Mavi Marmara: 31 Mayıs 2010’da yola çıkan ve 6 gemiden oluşan insani yardım filosunda 36 ülkeden 700'den fazla kişi bulunuyordu. Ancak Mavi Marmara gemisi, Akdeniz açıklarında İsrail ordusunun saldırısına uğradı. Gemide bulunan 10 aktivist hayatını kaybederken, diğer katılımcılar İsrail’de gözaltına alındı ve işkenceye maruz bırakıldı. Gemi ablukayı fiziksel olarak kıramasa da İsrail’in uluslararası mahkemelerde yargılanmasına ve uluslararası toplumda itibar kaybetmesine sebep oldu.
- Özgürlük Filosu III: 2015’te Marianne, Juliano ve Agios Nikolaos gemileriyle yola çıkmayı hedeflemişti. Sabotajlar ve teknik sorunlar sebebiyle yalnızca Marianne gemisi Gazze’ye yaklaşabildi. Fakat bu gemi de 29 Haziran tarihinde İsrail’in baskınına uğradı, aktivistler Givon hapishanesinde kaldıktan sonra sınır dışı edildi.
Akdeniz, Anadolu, Vicdan, Handala ve Madleen Gemileri
İsrail’in 7 Ekim 2023’de şiddetini artırdığı soykırımdan bir yıl sonra, Koalisyon, Nisan 2024’te Akdeniz’e açılarak yaşanan soykırıma karşı kamuoyu oluşturmak ve Gazze’deki ablukayı kırmak üzere yeni bir deniz filosu kampanyası başlattı. Oluşturulacak bu filo için Türkiye’den Akdeniz, Vicdan ve Anadolu isminde üç gemi, Norveç’ten Handala isimli bir gemi hazırlandı. Planlara göre, bu gemiler Akdeniz’e açılacak, açıklarda Handala ile birleşecek ve sonrasında rotasını Gazze’ye çevirecekti. Fakat Akdeniz gemisi, denize açılacağını ilan ettikten hemen 1 gün sonra, bayrak devleti olan Palau tarafından bayrağının iptal edilmesi sonucu bayraksız kaldı ve denize açılamadı. Anadolu isimli yük gemisi bu süreçte devlet kurumlarıyla iş birliği içerisinde Mısır’a ve Ürdün’e insani yardım ulaştırma vazifesine devam etti. Bu süreçte denize açılan Handala gemisi uğradığı sabotaj sonucu geri dönmek zorunda kalırken, Vicdan gemisi ise Türkiye yetkili makamlarının limandan çıkış izni vermemesi nedeniyle uzun süre engellendi.
Vicdan Gemisinin 150 Günlük Direnişi ve Malta Saldırısı
Bu bağlamda Vicdan gemisi özel olarak ele alınmalıdır. Nisan 2024’te hazırlanan geminin bayrak devleti Gine Bissau’dur. Diğer gemilerin açılamaması üzerine Vicdan gemisi misyon için tek seçenek haline geldi. Ancak Haydarpaşa Limanı’nın bağlı olduğu Liman Başkanlığı geminin çıkış evrağını vermedi. Mavi Marmara Özgürlük ve Dayanışma Derneği yetkilileri hukuk arayışını sokağa taşıdı. Haydarpaşa Limanı C Kapısı önünde 150 gün süren "Özgürlük Nöbeti" sonunda yetkili makamlar geminin ayrılmasına izin verdi. Gemi ilk durağı olan Tunus’a hareket etti ve aktivistleri alarak Akdeniz’e açıldı.
Ancak 1 Mayıs’ta Malta açıklarına varan Vicdan gemisine, 2 Mayıs sabahı saat 00:23’te İsrail tarafından iki adet dronelu saldırı gerçekleştirildi. Geminin burun kısmında dev oyuklar oluştu, yangın çıktı ve elektrik aksamı ciddi zarar gördü. Aktivistlerin Malta devlet makamlarına baskı kurması ve Sahil Güvenlik ekiplerinin müdahalesiyle yangın söndürüldü. 4 Mayıs tarihinde aktivistler, 15 gün sonra da mürettebat tahliye edildi. 1 Haziran’da ise gemi İzmir limanına çekildi ve tadilata alındı.
Madleen Gemisi ve Aşdod Baskını
Vicdan Gemisi’nin saldırıya uğraması üzerine, ismini Filistin’in en genç balıkçısı Madleen Klab’dan alan gemi 1 Haziran’da Güney İtalya’daki Sicilya Adası’ndan yola çıkarıldı. Sembolik gıda ve tıbbi malzeme taşıyan bu özel yelkenli, 9 Haziran günü 03:30 sularında İsrail’in saldırısına uğradı. Botlarla ve helikopterlerle gemiyi çevreleyen İsrail kuvvetleri, aktivistleri etkisiz hale getirmek için beyaz kimyasal bir sıvı döktü ve baskın yaptı. Aktivistler "şiddetsizlik" vurgusuyla can yeleklerini giyip ellerini kaldırarak mukavemette bulunmadı. Aktivistler gözaltına alınarak Givon Hapishanesi’ne götürüldü ve ardından sınır dışı edildi. Gemi ablukayı kıramasa da, uluslararası kamuoyu baskısını artırma konusunda başarılı oldu.
Özgürlük ve Sumud Filosu: 12 Nisan'da Yeniden Vira Bismillah!
Hanzala, çocukların sesi olmak için Akdeniz’e açıldı. Madleen, sivil dayanışmanın sembol gemilerinden biri oldu. Ve özellikle Conscience (Vicdan)... Conscience Gemisi, yalnızca bir tekne değil; insanlığın ortak vicdanını temsil eden bir çağrıydı. Silahsız ve tamamen sivil bir insani yardım gemisine yönelik bu saldırı, denizlerde dahi insani iradenin hedef alındığını gösterdi. Ancak bu saldırı bizi durdurmadı; aksine dayanışmayı büyüttü. Sumud Filosu ise, Gazze'deki ablukanın kırılmasının mümkün olduğunu bir kez daha tüm dünyaya inandırdı.
Her girişim, her gemi, her liman buluşması; hukukun askıya alındığı yerde vicdanın ayağa kalkabileceğini gösterdi. Şimdi Özgürlük Filosu ile Sumud Filosu’nun tecrübesini birleştirerek Özgürlük ve Sumud Filosu olarak yeniden yola çıkıyoruz. 12 Nisan’da 100’ü aşkın gemi ve tekneyle Akdeniz’e açılmayı hedefliyoruz.
Bu filo yalnızca yardım taşımayacak. Sağlık çalışanlarını, eğitimcileri, teknik ekipleri, hukukçuları ve insani destek unsurlarını Gazze’ye ulaştırmayı amaçlıyoruz.
- Gemilerin teknik donanımı,
- Güvenlik ve deniz ekipmanları,
- Sağlık ve insani yardım malzemeleri,
- Lojistik ve liman giderleri,
- Uluslararası koordinasyon süreçleri gibi kapsamlı bir organizasyonu içeriyor.
Biz inanıyoruz: Vicdan susturulamaz. Denizler kapatılamaz. İnsani irade engellenemez.