E1 Planı: Ateşkes Masalının Ardından Batı Şeria’nın Sessiz İlhakı

Filistin Yerleşim Birimleriyle Mücadele Konseyi’nin son açıklaması durumu açıkça ortaya koyuyor:
“İsrail, Batı Şeria’yı ilhak ediyor. 531 dönümlük alana el koydular.”
Gazze’de “ateşkes” anlatıları dolaşıma sokulurken, işgalciler Batı Şeria’da ilhak çalışmalarını hızlandırdı. Hava saldırıları Gazze’de azalarak devam ederken, toprak gaspı, yerleşim planları ve coğrafyayı kalıcı olarak değiştirme adımları hız kazandı. 531 dönümlük Filistin toprağına el konulması bu sürecin son ve en somut örneklerinden biri oldu.
Bu el koyma kararı münferit değil. Tam tersine, İsrail’in uzun süredir adım adım yürüttüğü fiilî ilhak politikasının bir parçası. “Güvenlik” ya da “askerî ihtiyaç” gerekçesiyle yapılan bu uygulamalar, Batı Şeria’yı parçalamayı, Filistinlileri kendi topraklarında yaşanamaz alanlara sıkıştırmayı hedefliyor.

Bu sürecin merkezinde ise E1 yerleşim planı yer alıyor. Kudüs ile Ma’ale Adumim yerleşimi arasındaki bu bölge, hayata geçirildiği anda Batı Şeria’yı kuzey ve güney olarak ikiye bölecek. Doğu Kudüs Filistin’den koparılacak, Filistin şehirleri arasındaki doğal bağlantı kesilecek. Filistinliler, İsrail kontrolündeki koridorlara ve tünellere mahkûm edilecek.
Bu yüzden E1 projesi; iki devletli çözümün ve barış ihtimalinin mezarı olarak tanımlanıyor.
Ateşkes söylemleri eşliğinde Batı Şeria’da yaşananlar, barışa değil, kalıcı bir ilhaka işaret ediyor. Ev yıkımları, arazi gaspı, yerleşim genişlemesi ve şimdi de 531 dönümlük yeni el koyma kararı… Hepsi aynı planın parçaları.

Bugün yaşananlar şunu net biçimde gösteriyor:
Ateşkes bir masal, sahadaki gerçeklik ise sessiz ama kararlı bir ilhak süreci. Batı Şeria harita üzerinden değil, buldozerler, kararname ve yerleşimlerle yeniden çiziliyor.
Ve bu sessizlik sürdükçe, E1 gibi projeler yalnızca Filistin topraklarını değil, barış ihtimalini de toprağa gömmeye devam ediyor.
