Türkiye-İsrail Görüşmeleri konusundaki görüşümüz
Türkiye-İsrail Görüşmeleri konusundaki görüşümüz
2013-05-29 08:56:41

Mavi Marmara Özgürlük ve Dayanışma Derneğinin Türkiye-İsrail Görüşmeleri konusundaki görüşüdür; Gayri meşru siyonist  çetenin, işlemiş olduğu Mavi Marmara cinayetiyle ilgili Türkiye’den özür dilemesinin ardından başlayan görüşmelerin ikincisi, Kudüs’te yapılmıştır. Bu gelişmelerin ardından, Mavi Marmara yolcuları tarafından kurulmuş olan, Mavi Marmara Özgürlük ve Dayanışma Derneği olarak, bu açıklamayı yapma ihtiyacı duyduk. Herkes tarafından bilinsin ki Mavi Marmara, Özgür Kudüs Davası’nın bir parçasıdır. Dolayısıyla gayri meşru siyonist  çetenin, ile Türkiye Cumhuriyeti arasındaki görüşmeler ve bu görüşmelerden doğacak ilişkiler, bizim mücadelemizi durduramayacak, engelleyemeyecektir. Bizim mücadelemiz, başkenti Kudüs olan Özgür Filistin’e kadar devam edecek; yeryüzünde zulüm gören tek bir insan kalmayıncaya kadar da sürecektir. Konuyla ilgili, Türk ve dünya kamuoyuna buradan sesleniyoruz: Açık denizde, uluslar arası sularda, tüm dünyanın gözü önünde, amacı abluka altında zulüm gören insanlara yardım götürmek olan bir yardım filosuna saldıran katillerin, gizli telefon görüşmeleriyle dilemiş olduğu özür nasıl kabul edilebiliyor anlayabilmiş  değiliz. Özrün işlenen cinayetler gibi canlı yayında ve tüm dünyanın gözü önünde yapılmasını bekliyoruz. Mavi Marmara saldırısından sonra, ikili ilişkilerinin düzelmesi için şart koşulan maddelerin, en başında ablukanın kalkması geliyorken, gizli görüşmelerle dilenen özrün ardından, ablukayla ilgili hiçbir adım atılmadığını görüyoruz. Katiller, özür dilemelerinin ardından katliamlarına devam etmektedir.  Fakat  heyetlerin görüşmelerinde ise, sadece tazminat konusu ele alınarak,  yapılanlar hukuksuz abluka uygulamaları ve fiili saldırılar görmezden gelinmektedir. Daha öncede belirttiğimiz gibi, Abluka kalkmadan tazminat konusunun konuşulmasını dahi istemiyoruz. Tazminat konusunun bizim gündemlerimizin en sonuncusudur, kamuoyuna tekrar hatırlatıyoruz. Bu bağlamda, yapılan görüşmelerden nasıl bir sonuç çıkarsa çıksın, gayri meşru siyonist  çetenin ve Mavi Marmara saldırısı sorumlularının cezalarını çekmesi için, her platformda haklı davamızı sürdüreceğiz. Gayri meşru siyonist  çete ile ilişkileri düzeltmeyi coşkuyla arzu edenlerin farkındayız. Onlara önerimiz bu sevdalarından vazgeçmeleridir. Unutmasınlar ki tamamen sivil bir organizasyon olan insani yardım filosuna  tam donanımlı ordu ile saldıran Siyonist İsrail, saldırının gerçekleştiği 31 mayıs 2010 tarihinde Türkiye ile stratejik dost olarak bulunmaktaydı. Siyonist İsrail çıkarları ve menfaatleri söz konusu olduğunda kendinden başka hiçbir varlığa kıymet vermemektedir. Buradan yola çıkarsak Gayri meşru Siyonist çete ile ilişkileri düzeltme sevdalıları da çıkar ilişkisi bittiğinde Gayri meşru siyonist  çete için açısından hiçbir değer ifade etmeyeceklerdir. Bizim nazarımız da şuanda da bir değer ifade etmemektedirler. Ayrıca süreçle ilgili görüşmeleri yürüten, Türkiye heyetinde bulunan bazı yetkililerin, “bu iş halletmiş olacağız”, “bu işi bitirmiş olacağız” gibi konuşmalarının Mavi Marmara Davasına zarar veren ve şehitlerimizin manevi şahsiyetlerini rencide edici davranışlar olduğunu belirtmek isteriz. Bu kişi veya kişilerin de, ya üsluplarını düzeltmelerini ya da bu heyetten çıkarılmalarını talep ediyoruz.   Şehitlerimizin onurlu mücadelelerine, Filistin halkının haklı direnişine ve Mescid-i Aksa’ya karşı sorumluluklarımızın gereğini yapmaya devam edeceğiz. Filistin topraklarında uygulanan abluka tamamiyle kaldırılmadan, Mavi Marmara katliamının suçluları gerekli cezalarını almadan, halen Gayri meşru siyonist  çetenin  Filistin topraklarında uyguladığı katliamlar devam ederken, İşgal edilmiş topraklardan sürgün edilmiş  Filistinliler kendi topraklarına dönemez durumdayken, tazminat konusu ile sınırlandırılmış bu tür anlaşmaların yapılması mazlum Filistin halkının özgürlük mücadelesine zarar verecektir. Mavi Marmara davasının gerçek sahipleri olarak, iki devlet arasında yapılan görüşmelerde, yukarıda belirtmiş olduğumuz durumlar dışındaki hiçbir sonucu kabul etmediğimiz, görüşmeleri yürüten yetkililere ve tüm haklımıza duyurumuzdur. Mavi Marmara sürecinin başından beri, bizlere her türlü desteği veren halkımızın yanımızda olduğunu biliyor; Filistin davası için, yeri ve zamanı geldiğinde, şartlar ne olursa olsun, her türlü adımı atacağımızı bilmelerini istiyoruz. Eğer onlar yüz çevirirlerse,de ki; “Bana Allah yeterO’ndan başka ilah yoktur.Ben O’na tevekkül ettim ve büyük arşın Rabbi O’dur.  Tevbe sresi,129.ayet    

Mavi Marmara Derneği © 2016. Tüm Hakları Saklıdır.