Mavi Marmara Hukuki Yapılanlar
Mavi Marmara Hukuki Yapılanlar
09 Ağustos 2016 Salı

GAZZE’YE YARDIM FİLOSUNA YÖNELİK SALDIRIYA İLİŞKİN

TÜRKİYE ULUSAL YARGI MERCİLERİNDE YÜRÜTÜLEN HUKUKİ SÜREÇ

A. GİRİŞ       :

Dünyanın 37 farklı ülkesinden bir araya gelen insan hakları aktivistleri ve yardım gönüllülerinin bulunduğu, donatanı, sahibi ve işleteni Türk Vatandaşı (İnsan Hak ve Hürriyetleri İnsani Yardım Vakfı) olan, “Mavi Marmara” gemisi ve dünyanın değişik ülkelerinden gelen 6 ayrı gemiden oluşan filo, insani yardımları Gazze’ye ulaştırmak için yola çıkmıştır. Gemilerin uluslar arası sularda ilerlediği 31 Mayıs 2010 gecesi saat 04.30 sularında İsrail helikopterlerinden ve hücum botlarından gemiye inen silahlı askerler, gemi içerisinde bulunan savunmasız ve silahsız insanların üzerlerine rastgele ateş açmışlardır. Bu saldırıda 9 kişi hayatını kaybetmiş, Uğur Süleyman Söylemez isimli yardım gönüllüsü halen yoğun bakımda olmak üzere 56 kişi yaralanmıştır. Gemilerde bulunan tüm yolcular ve mürettebat, silah zoruyla Ashdod Limanına götürülerek hapsedilmiş, “İsrail’e illegal yollardan girmekle” suçlanan yolcuların rızaları hilafına fotoğrafları çekilmiş, parmak izi alınmış ve ayrıca bazı yolculardan tükürük, kan ve saç örneği alınmıştır. Yolcuların şahsi eşyaları yağmalanmış, ayrıca filoda bulunan gemiler ve yükleri de müdahaleyi yapan İsrailli yetkililer tarafından gasp edilmiştir. Saldırı sırasında özellikle basın mensuplarının kamera, fotoğraf makineleri ve gemiden canlı yayının yapıldığı cihazlar da parçalanmıştır, basın mensupları görevleri başındayken öldürülmüş, yaralanmış ve darp edilmiştir. Söz konusu olaylar gemide bulunan kameralarca saniye saniye kayıt altına alınmıştır.

Olayın vuku bulduğu gün, başta Türkiye Cumhuriyeti Hükümeti ve gemide yolcusu bulunan devletlerin (diplomatik temsilcilikleri kanalıyla) hükümetleri olmak üzere, irtibatta bulunulan ulusal ve uluslararası Sivil Toplum Kuruluşlarına ve İsrail’ deki insan hakları aktivistleri ve İsrailli Hukukçulara “zulme sessiz kalmayın” çağrısı yapılmıştır. Ayrıca gemide bulunan avukatlar için kayıtlı bulundukları barolara bilgilendirme yazısı geçilerek İsrail Barosundan hukuki yardım talep edilmiş ve olayın ertesi günü, iletişime geçilen avukatların mağdurlarla irtibat sağladıkları bilgisi alınmıştır.

Saldırının hemen akabinde İHH tarafından kriz masası oluşturulmuştur. Bu kriz masası içerisinde hukuki konularla ilgili komisyon teşkil ettirilmiştir. Konunun son derece büyük önem arz etmesi ve birçok açıdan irdelenmesi gerekliliği karşısında, hem konusunda uzman hem de avukat ekibi bulunması nedeniyle MAZLUMDER İstanbul Şubesi Hukuk Komitesinden yardım alınmıştır. Böylelikle özellikle Türkiye sürecinde, MAZLUMDER üyeleri başta olmak üzere, Türkiye’ de olayı kaygı ile izlemekte olan bir grup İnsan Hakları gönüllüsü hukukçu – avukat bir araya gelerek bugüne kadar devam eden süreci takip etmişlerdir.

 

B. YÜRÜTÜLEN HUKUKİ SÜREÇ       :

  • Gemi yolcuları henüz Türkiye’ ye gelmemiş iken:
  • “Hükümete çağrı” başlıklı bir metin kaleme alınarak, hükümetin Uluslararası arenada yapması gereken hususlar tek tek belirtilmiş, T.B.M.M’ye, T.C. Başbakanlığı’na, T.C. Dışişleri Bakanlığı’na ve basına geçilmiştir.
  • “İsrail Yine İnsanlığa Saldırıyor” başlıklı bir basın açıklaması yapılmış, bu metinlerde İsrail saldırısı tüm yönleri ile ele alınarak yapılması gerekenler tek tek sayılmıştır. 
  • 01.06.2010 günü - henüz yolculardan haber alınamıyorken- İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı’ na İsrailli yetkililer hakkında suç duyurusunda bulunulmuş, bu suç duyurusuna İstanbul ve diğer illerden yolcu yakınlarının da katılımı sağlanmıştır. Suç duyurusunda ayrıntılı olarak İsrail’in işlemiş olduğu tüm suçlara değinilmiş, suçu soruşturma yetkisinin Türkiye’de olduğu anlatılmıştır. Bu suç duyurumuz üzerine Türkiye’de Cumhuriyet Savcılıkları tarafından soruşturma başlatılmıştır.
  • Başlatılan soruşturmanın sağlıklı bir şekilde amacına ulaşmasının sağlanması ve takibi için MAZLUMDER ve İHH yöneticilerinin görüşmeleri sonucunda ULUSAL ceza soruşturması sürecinin MAZLUMDER aktivisti avukatların koordinatörlüğünce yürütülmesi kararı alınmıştır.
  • Yolcular Türkiye’ye dönene kadar yaşanılması muhtemel süreç ve yolcuların ve yakınlarının yasal hakları hakkında bilgilendirmeler yapılmıştır.
  • Gelecek yolcuların adli muayenelerinin uluslararası standartlarda, eksiksiz ve düzenli bir biçimde yapılabilmesi için 02.06.2010 tarihinde gerekli çalışmalar ve hazırlıklar tamamlanmıştır. 
  • 03.06.2010 saat 02.30’da Türkiye’ye dönen yolcular Adli Tıp’ta karşılanmış, saldırıda şehit olan 9 kişinin otopsilerinde hazır bulunulmuştur. Bunun yanı sıra tüm yolcuların Adli Tabiplikçe kan, idrar ve yaralanmaya bağlı tüm tahlilleri yapılmış olup yaklaşık 400 yolcuya ait Adli Tıp Ön Raporu soruşturma dosyasında bulunmaktadır.
  • Yolcuların İsrail tarafından iade edilmeyen ve kaybolan eşyalarının tespiti için kayıp eşya tutanağı oluşturulmuş, yolcuların özel eşyalarının bulunduğu bavulların görüntüleri kameraya alınmıştır. Ayrıca birçok yolcunun bavullarının darmadağın edildiği ve içindeki elektronik eşyaların (bilgisayar, kamera, fotoğraf makinesi, ses kaydediciler vs.) parçalanmış bir halde gönderildiği birçoğunun ise gönderilmediği ve hatta bazı bavulların tamamen boş gönderildiği tespit edilmiştir. Bu görüntüler soruşturmayı yürüten savcılığa delil olarak sunulmuştur.
  • Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığı’nda yürütülen soruşturma kapsamında Türkiye’de bulunan yabancı uyruklu yolcuların ifadelerine başvurulmuş, 30 civarında yolcunun ifadesi tercümanlar vasıtasıyla alınmıştır. Soruşturma daha sonra İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından, ilk yaptığımız şikâyetler kapsamında, devralınmış ve yürütülmüştür.
  • MAZLUMDER tarafından 19–26 Haziran tarihleri arasında bu soruşturmada görev yapacak yaklaşık 50 avukat ile toplantılar yapılmış, gemi yolcularından alınan bilgiler ve basına yansıyan görüntüler doğrultusunda filo ve saldırı hakkında bilgi verilmiş ve hukuki yardımın nasıl yapılması gerektiğine ilişkin istişare ve bilgilendirme yapılmıştır.

 

  • Yine, farklı tarihlerde çağrılan yolculara gruplar halinde, süreç ve izlenmesi gereken hukuki yollar hakkında ayrıntılı bilgi verilmiş, yolcuların ellerinde bulunan ve delil niteliği taşıyan video, fotoğraf ve belgelerin toplanması sağlanmıştır.
  • 22.06.2010 tarihinde bir basın toplantısı yapılarak saldırı sonucu hayatını kaybeden yolcuların otopsi raporları değerlendirilmiş ve şimdiye kadar işleyen hukuki süreç hakkında bilgi verilmiştir.
  • Anadolu yolcularının ifadelerinin talimat ile alınma ihtimaline binaen 47 ildeki 161 yolcuya bulundukları illerden avukatlar tahsis edilmiştir. Anadolu’daki avukat arkadaşlara sürece dair bilgi ve dileklerimizi ileten bir mektup ile yolcuların iletişim bilgileri gönderilmiştir. Bu bağlamda birçok avukat arkadaşımız yolcular ile görüşmüş ve şikâyetlerini almıştır. Bir kısım arkadaşımız ise talimatın gönderilmesinden sonra ifadelerde hazır bulunmak üzere taahhütte bulunmuştur.
  • 03.07.2010’da İHH tarafından filoya katılan tüm yolculara düzenlenen toplantıda da  Anadolu’dan gelen yolcularla birebir irtibata geçilip 40 kadar yolcunun şikâyet dilekçesi alınarak aynı gün savcılıkta avukat eşliğinde ifade vermeleri sağlanmıştır. İfadesi hazır olmayan Anadolu yolcularından bir kısmının şikâyet dilekçeleri de 05.07.2010 Pazartesi ve 06.07.2010 Salı günü savcılığa verilmiştir. İfadesini veremeyen Anadolu yolcularının 1 ay içinde İstanbul’a gelerek ifade vermeleri hususunda gerekli bilgilendirmeler yapılmıştır.
  • 2 ay gibi kısa bir sürede İstanbul’dan 235, Anadolu’dan 133 yolcunun ifade vermesi sağlanmış ve ifadelerinde hazır bulunulmuştur. Süreç içinde Türkiye’ye gelen 50 kadar yabancı yolcu ve basın mensubu için tercümanlar sağlanarak ifadelerine eşlik edilmiştir.

 12.08.2010 tarihinde İskenderun’a gelen “Mavi Marmara”, “Gazze I” ve “Defne Y” gemilerinde İskenderun Cumhuriyet Başsavcısı ve “kriminal heyet” ile birlikte yapılan olay yeri incelemelerinde hazır bulunulmuştur. Gemide birçok suç deliline rastlanmış, bu hususlar kriminal heyete yerinde gösterilmiş, delillerin toplanmasına nezaret edilmiştir. 

  • Hukuken travmatik sonuçları olabilecek bu tarz saldırı vb olaylarda mağdur ilk incelemenin arkasından 6 ay sonra ikinci inceleme yapılarak kesin adli tıp raporları çıkmaktadır. Yürütülen soruşturmada yaralananlara ait Adli Tıp kesin raporlarının çıkması için gereken yasal 6 aylık sürenin geçmesi üzerine ikinci Adli Tıp muayeneleri için mağdurların Adli Tıp, Bakırköy Devlet Hastanesi ve Bağcılar Eğitim ve Araştırma Hastanesine sevki sağlanmıştır. Bugüne kadar 20’ si yabancı ülke vatandaşı olmak üzere toplam 150 yolcunun sağlık kurullarında gerekli incelemelerinin yapılması ve raporlarının tamamlanması sağlanmıştır.
  • Toplanan deliller ve yolculara ait ifadeler sadece Türkiye’de yürütülen soruşturmada kullanılmamış, aynı zamanda BM nezdinde yürütülen soruşturmada da kullanılmış ve BM raporuna da dayanak teşkil etmiştir. Ayrıca ilki İstanbul’da ikincisi Doha’da yapılan uluslararası avukatlar toplantısına da katılım sağlanarak iç hukuktaki süreci ve toplanan delilleri diğer ülkelerden katılan meslektaşlarla paylaşma imkanı olmuş ve onların kendi ülkelerinde yürütecekleri hukuksal sürece katkıda bulunulmuştur.
  • Sürecin en başından itibaren bu aşamaya kadar gönüllü avukatlarımızla beraber 400’ü aşkın yolcunun ifadelerinin titizlikle alınması sağlanmış, adli tıp süreci takip edilmiş, delillerin toplanması ve olay yeri incelemesine katkıda bulunulmuş, ulusal ve uluslararası alanda hukuki panel ve toplantılara katılım sağlanmış, İHH ve mağdurların zararlarının tespiti ve tazmini hususunda çalışmalar yapılmıştır.

 

  • İHH – İnsan Hak ve Hürriyetleri İnsani Yardım Vakfı adına kayıtlı Mavi Marmara, Gazze ve Defne Y gemileri insani yardım amacıyla uluslararası açık denizlerde seyir halinde iken İsrail Devletinin saldırı ve müdahalesiyle karşı karşıya kalmış, gemilere el konulmuş, İsrailin Aşdod limanına bağlanmış ve daha sonra yükleri boşaltılmıştır. Tüm bu süreç içerisinde gemilere ve gemide bulunan mallara ilişkin zararlar meydana gelmiştir. Saldırı nedeniyle ölen ve yaralanan kişiler olmuş, gemi üzerinde de saldırıdan ve el koymadan kaynaklanan birçok zarar oluşmuştur.  Ölen ve yaralananların kayıpları dışında tüm katılımcıların özel eşyaları ve vakfa ait birçok malzeme ile ekipmanda zarar görmüştür. Mavi Marmara gemisinde öldürülen ve yaralananlara ilişkin maddi ve manevi zararlar ile gemi adamlarının muhtelif zararları da oluşmuştur. Ayrıca gemilerin alıkonulması nedeniyle işletme kayıpları, tamir ve liman giderleri de meydana gelmiştir. İş bu noktada tüm zararların tazmini anlamında İsrail Devleti aleyhine dava açılmadan evvel oluşan zararların tespiti için İskenderun Asliye Hukuk Mahkemesinde tespit davası açılmıştır. Bilirkişiler tarafından söz konusu zararlar araştırılmakta ve raporlanmaktadır. Geminin tamir ve tespit süreçlerinin uzaması bu tespitleri de geciktirmiş olup kısa süre içerisinde zararlara ilişkin tespitin mahkeme yoluyla ortaya çıkması beklenmektedir.

 

  • İsrail, faili olduğu hukuksuzlukların ve insan hakları ihlallerinin dünya genelinde yarattığı baskılardan kurtulmak amacıyla, basın yoluyla dezenformasyon sürecine girmiş, gerek bilgi kirliliği ile gerekse de uluslar arası terörizmle mücadele edildiği gibi bir izlenim yaratılarak olayları başka yerlere çekme ve beyinleri bulandırma operasyonu yürütmüştür. Bu süreçte ülke içindeki medya kuruluşları da bazı yayınlarında, yaşanılan sürece ilişkin gerçeklerden uzak, dayanaksız bilgiler kullanarak ve yanlı haberler yaparak İsrail’ in amacına çanak tutmuşlardır. Türkiye ve Dünya basınında yer alan bütün haberler yakından takip edilmiş ve böylelikle İsrail tarafından yürütülen bu dezenformasyon sürecine müdahil olunmuştur. Bu yayınları yapan medya kuruluşları, internet siteleri ve ilgili yazarlar öncelikle ihtarnameler gönderilerek uyarılmış ve yazılarını çekmeleri ve düzeltilerek yayımlanması istenmiştir. BBC, YNETNEWS, LEPOST, İSRAİL7, DAİLY TELEGRAPH, HABERX, JARUSSELAM, ELMA HABER, ULUDAĞ SÖZLÜK, NEWYORK TİMES, KEYHABER gibi yayın organları ihtarımız akabinde aleyhe yayın yapılan içeriklerini kaldırmış, bir kısmı da ayrıca tarafımıza özür dilemiştir. İhtarlara rağmen yayınlarına devam eden ODA TV, MİLLİYET, SÖZCÜ, AKŞAM gibi yayın organlarına mahkeme kanalıyla tekzip davaları açılmış ve mahkeme tarafından haberlerin tekzibi yönünde karar alınmış bu kararlardan bir kısmı kesinleşerek bizim hazırladığımız cevap ve düzeltme metinleri ilgili gazete ve internet sitelerine konulmuştur.

 

  • Ayrıca bu yanlı haberlerin, “Mavi Marmara” sürecinin derin izlerini taşıyan aktivistler ve İHH İnsani Yardım Vakfı açısından yarattığı manevi elzem gerekçe gösterilerek Mavi Marmara’ya müdahale yapılmasının akabinde hakaret ve aşağılama içerikli köşe yazılarına (Sözcü – Emin Çölaşan – Mehmet Türker, Akşam – Oray Eğin, Güneş – Rıza Zelyurt, Posta – Yazgülü Aldoğan, Hürriyet – Yalçın Bayer, Özdemir İnce ) “manevi tazminat” davası açılmıştır. Bunlardan Akşam yazarı Oray Eğin ve Sözcü yazarı Mehmet Türker” hakkında manevi tazminat ödemesi yönünde mahkeme kararı alınmış olup ilgili medya kuruluşları ve yazarlar tazminat ödemeye mahkum ettirilmişlerdir. Diğer yazar ve gazeteler hakkındaki yargı süreci devam etmekte olup, dosyalar üzerindeki çalışmalar da titizlikle sürdürülmektedir.

 

 

C. İSRAİL TARAFINDAN ZARAR VERİLEN VE GASPEDİLEN EŞYALARLA İLGİLİ YAPILAN ÇALIŞMALAR

 

Bildiğiniz üzere 31 Mayıs saldırısında İsrail güvenlik güçleri tüm mağdurların eşyalarına el koymuş, daha gemi içerisinde kırıp dökerek defalarca aramış ve daha sonra eşyaların bir kısmını aynı uçakla Türkiye’ye göndermiştir. Eşyaların Türkiye’ye gelişi ve sahiplerine teslimi ile ilgili detay aşağıda mevcuttur.

 

  • Filo mağdurlarının eşyaları, Türk Hava Yolları özel seferi ile yolcularla birlikte İstanbul’da Adli Tıp Kurumu’na getirilmiş ve aynı gece Adli Tıp Kurumu’na getirilerek burada Türkiye polis/zabıtası tarafından ve gözetiminde sergilenmiştir. Ancak bu eşyaların tamamının gelmediği anlaşıldığı gibi tarafımızca eşyaların kimlere ait olduğunun da tespit edilmesi mümkün olamayacak şekilde gelmiştir.  Türk Hava Yollarının özel seferiyle gelen tüm mağdurlar da Adli Tıp Kurumu’na geldiğinden burada bagajlarını aramış, bulduklarını almışlardır. O gün sahipleri olmayan bagajlar ise İHH İnsani Yardım Vakfı’na teslim edilmiş ve Vakfımız görevlileri tarafından alınarak, Vakfa ait depoya taşınmıştır.
  • Vakıf depo görevlilerince teslim alınan bagajlar, çeşitli zamanlarda gelip eşyalarına bakan mağdurlardan eşyasını bulanlara bir tutanakla teslim edilmiştir.  Ancak gerek Adli Tıp Kurumu’nda gerekse Vakıf depomuzda bagajlarını bulan mağdurların tamamı tarafından bagajlarının bırakıldığı gibi bulunamadığı tarafımıza da beyan edilmiştir. Eşyaların birçoğu dağıtılmış, içleri boşaltılmış, başka şeylerle doldurulmuş ya da parçalanmış vaziyette Türkiye’ye teslim edilmiştir. Eşyaların kirlenmiş, çamurlanmış vaziyette olduğu gözlenmiştir. Eşyalar arasında parçalanmış, kırılmış vaziyette iki çanta dolusu kamera, fotoğraf makinesi ve laptop vb eşyalar mevcut olup; bu eşyaların çoğunun kullanılır vaziyette olmadığı tespit edilmiştir.
  • Teslim edilen eşyalar Adli Tıp Kurumu’na getirildiğinde mevcut durumları avukatlar tarafından görüntülenerek tespit yaptırılmış ve yine mağdur avukatları eliyle Türkiye’deki soruşturma dosyasına bir nüshası teslim edilmiştir.  
  • Yine bu eşyaların sergilendiği depomuzda ki personelimiz, bu bagajlardan çıkan farklı ve tanımlanamayan kokulardan dolayı rahatsızlanmış, bulantı, kusma, kaşıntı, öksürük vb. şikayetlerle doktorlara müracaat etmişlerdir. Doktorlar tarafından görevlilerimize mümkün oldukça eşyalardan uzak durulması, bol bol mekanın havalandırılması tavsiye edilmiştir.
  • Tüm mağdurlara eşyalarına bakmak üzere tarafımıza ulaşabileceklerine dair bilgi verilmiş ve halen değişik zamanlarda eşyalarına bakmak üzere mağdurlar gelmektedir. Ancak birçok yolcu eşyalarının teslim edilenler arasında olmadığını ya da boş bavul ile karşılaştığını daha ilk teslim anından itibaren Adli Tıp Kurumu’nda da tarafımıza beyan etmişler, bu beyanlarını ve liste halinde gasp edilen eşyalarını  soruşturma savcısına da iletmişlerdir.
  • Eşyaların bir kısmı da (dört çuval şeklinde) İsrail’e mağdurların getirilmesi için giden heyette bulunan Türkiye Büyük Millet Meclisi üyesi Milletvekili Zeyid ASLAN’a verilmiş ve onun eliyle Vakfımıza teslim edilmiştir. Bu çuvallar açıldığında yine toz toprak ve çamur içinde yolculara ait kişisel eşyalar olduğu görülmüştür. Bunlar cüzdan, saat, kimlik kartı, banka kartı, kartvizit, bayanlara ait takılar, birkaç cep telefonu vb. eşyalardır. Bu teslim edilen eşyalarda vakfın muhasebe kısmında bir masa üzerinde sergilenmiş ve sahipleri bulunanlar tutanakla kendilerine teslim edilmiştir.
  • Bazı eşyalara bakmak için yolcular adına ülke büyükelçilik görevlileri eşyalara bakmak için gelmiş, incelemiş, fotoğraflamış ve kendi vatandaşlarına ait olan eşyaları bir tutanakla teslim almışlardır.
  • Bunların yanında Atatürk Havaalanında yetkililerce Vakıf görevlilerine teslim edilen pasaportlar söz konusudur. Bu pasaportlar Vakıf görevlileri tarafından teslim alınmış, listelenmiş ve tutanak karşılığı sahiplerine teslim edilmiştir. Ancak birçok yolcu pasaportunun daha İsrail’de alındığını ve bir daha geri gelmediğini beyan etmiştir. Gemi personelinin bazılarının gemici evraklarının da İsrail askerleri tarafından alındığı ve iade edilmediği belirtilmiştir.
  • Son olarak Mavi Marmara, Defne Y ve Gazze1 gemileri Türkiye Dışişleri Bakanlığı tarafından İsrail’den teslim alınmış ve çekici gemilerle çekilerek Türkiye’ye getirilmiştir. İskenderun Limanı’na getirilen gemiler, burada Cumhuriyet Savcılığı ve yetkililerin inceleme ve tespitlerine tabi tutulmuştur. Buna göre Mavi Marmara gemisi içerisinde birkaç noktada toplanmış kirlenmiş giysiler ve Filistinli yetim çocuklara gönderilen oyuncak ve giysi vb hediyelerin bir kısmı dışında neredeyse hiçbir malzeme çıkmamıştır. İsrailli yetkililer tarafından Türkiye Dışişleri Bakanlığına her 3 gemi için 1’er konteynerda malzemelerin toplandığı belirtilmiş bu 3 konteyner Defne Y gemisi üzerinde Türkiye’ye gelmiştir. Bu gemiler de yine Savcılık ve gümrük görevlilerince açılmış olup Mavi Marmara gemisine ait konteynerdan çıkan malzemeler ekte listesi sunulan malzemeler olup yetkililer tarafından tutanakla listelenip kuruluşumuza teslim edilmiştir. Listede görüleceği gibi bu malzemelerin içinde mağdurların eşyaları yok denecek kadar azdır.
  • Kayıp eşyalar ile ilgili bir diğer hususta Uluslar arası Gazeteciler Federasyonu (International Federation of Journalists –FIJ) tarafından gazetecilere ait malzemelerin alınması ile ilgili girişimlerdir. Bu girişimlerle ilgili kuruluşumuzla herhangi bir görüşme yapılmamıştır. İsrail Gazeteciler Derneği vasıtasıyla bu girişimler sürmüş daha sonra Türkiye’ye çoğu kırık olmak üzere bazı eşyalar teslim edilmiştir.

 

C. SONUÇ    :

Çıkış limanı, işleteni, donatanı, sahibi, yolcu ve yükleri nedeni ile bir Türk gemisi sayılması gereken “Mavi Marmara” ve diğer gemilerde yaşanılan, yukarıda belirttiğimiz açık hukuksuzluklara ve derin insan hakları ihlallerine rağmen, İstanbul Cumhuriyet Savcılığının yürütmekte olduğu soruşturma henüz tamamlanamamıştır. Oysa bu yaşanılanların faillerinin bir an önce yargılanmaları ve uluslararası hukuk önünde hesap vermeleri gerekmektedir. Bu noktada, savcılık makamınca kati raporların çıkmadığının gerekçe gösterilmesi nedeniyle ilgili raporların süratle tamamlanması çalışmalarımız da devam etmektedir. Ancak Adalet Bakanlığının tavrı, sürecin uzatılmaya çalışıldığı ve uluslararası boyutunun da bekletici mesele yapılacağı şeklinde bir öngörüyü beraberinde getirmektedir. 

Mavi Marmara Derneği © 2016. Tüm Hakları Saklıdır.