Mavi Marmara Davası'nın 2. duruşması tamamlandı
Mavi Marmara Davası'nın 2. duruşması tamamlandı
2013-02-22 12:24:46

Gazze'ye insani yardım taşıyan Mavi Marmara Gemisi'ne Akdeniz'in uluslararası sularında düzenlenen saldırıya ilişkin dönemin İsrail Genelkurmay Başkanı Rau Aluf Gabiel Ashknazi, Deniz Kuvvetleri Komutanı Eliezer Alfred Marom, İstihbarat Başkanı Amos Yadlin ve Hava Kuvvetleri Komutanı Avishay Levi'nin yargılandığı davanın duruşmalarına devam edildi. İstanbul 7. Ağır Ceza Mahkemesi'nde görülen duruşmaya, sanıklar katılmadı. Bazı mağdur ve müştekiler ile tarafların avukatlarının hazır bulunduğu duruşmada, sanıkları İstanbul Barosu tarafından atanan avukat temsil etti. Duruşma, müşteki ve mağdurların ifade vermesiyle devam etti. ''Salon küçük, duruşma bir gün olduğundan yurt dışındaki mağdurlar gelmedi'' Duruşma başladığı sırada adliye önünde açıklama yapan bazı mağdur ve müştekilerin de avukatı olan İHH İnsani Yardım Vakfı Hukuk Komisyonu Başkanı Av. Gülden Sönmez, gemi personelinin bir kısmının dinlendiğini ifade ederek, mağdurların geminin silah zoruyla nasıl Ashdod Limanı'na çekildiğini, silahlı müdahaleleri, cezaevi ve havaalanında yaşananları anlattığını kaydetti. Sönmez, duruşmanın 7. Ağır Ceza Mahkemesi'nin kendi salonunda görüldüğünü dile getirerek, ''Salon bu dava için oldukça yetersiz bir salon ve bir günlük bir süre verilmiş durumda. Biliyorsunuz ki 700'ün üzerinde mağdur var. Bunların bir kısmı da yurt dışında. Maalesef onlar duruşma salonunu küçük olması ve bir gün duruşma günü verilmesi sebebiyle gelip ifade veremiyorlar'' diye konuştu. Sönmez, bir sonraki duruşmanın davaya uygun bir salonda yapılması gerektiğini ifade etti. Mağdurların açıklamaları Mağdurlardan Şahin İbrahim Güleryüz de basın mensuplarına yaptığı açıklamada, olayda başından geçenleri anlatarak, ''Davadan bir karar çıkmasa bile İsrail eskisi gibi rahat davranamayacak. En azından baskı oluşturacak'' dedi. ''Bu bizim meselemiz değil, hatta Filistin'in de meselesi değil'' diyen Güleryüz, yeryüzünden böyle zalimler olduğu sürece, insanların bunlara karşı mücadele etmekle mükellef olduğunu söyledi. İnsani Yardım Filosu'nda bulunan Kameraman Abdullah Camioğlu yaşadıklarını anlatırken, bütün eşyalarına el konduğunu, yalnızca üzerine küçük abdestin yapıldığı 2 tişörtün kendisine gönderildiğini söyledi. Camioğlu, kendisini cezaevine götüren İsrail askerlerinin, "Madem Gazzelileri bu kadar çok seviyorsunuz o zaman onları ülkenize alın. Biz dost olabiliriz. Gazzelileri araya sokup bizi düşman yapmayın. Türkiye'ye selam söyleyin." dediklerini anlattı.Tüm elektronik cihazlarına el konulduğunu söyleyen Camioğlu, "Yalnızca üzerine küçük abdest yapılmış 2 tişörtüm bana verildi." dedi. Mavi Marmara gemisindeki baskında babası Cengiz Songur'u kaybeden İsmail Songur ise, 'Mavi Marmara kesinlikle terörist bir örgüte destek veya oradaki siyasi düzenle oynamak için yola çıkarılan bir gemi değildir. Mavi Marmara sadece ambargo altındaki Filistin'de zulüm görmüş insanları rahatlatmaktı. Benim babam da o gemideydi. Bu geminin en büyük özelliği o gemide kardeşlik hukuku vardı. Babamı baskından 5-6 saat sonra televizyonlardan geçen son dakikalar sırasında kalp masajı yapılırken gördüm. Yaralıydı, o an şok oldum. En son konuşmamızda şu vardı aklımızda; yani en fazla tutuklanırlardı, birkaç ay hapiste yatarlar ve sınır dışı edilirlerdi. Ama görüyoruz ki İsrail bunu günler öncesinden planlamış. Yani terörist bir örgüt gibi bunu planlayarak yapmış. Daha öncesinden hastaneler, tuvaletler ve sorgu odaları oluşturulmuş' dedi. Davanın tarihte bir ilk olduğunu ifade eden Songur, 'Artık bunu bütün dünya ve özellikle Avrupa gördü. Mavi Marmara'da katliam yapıldığını gördü. İsrail'in yaptığı ambargoyu gördüler. Netice olarak bu dava tarihte bir ilk, çünkü bunun öncesinde insanlar zihninde İsrail'i yargılanamaz bir devlet olarak biliyorlardı. İsrail'in ABD'den daha büyük olduğunu düşünüyorlardı. Ama bunu biliyoruz ki İsrail'den ve ABD'den büyük Allah vardır. Artık süreç başladı ve bundan sonrası çok daha büyük bir önem arz ediyor' diye konuştu. Songur, 'İsrail artık şunun farkına varmalı, bu düzen artık zulümle yürümez, bu düzen artık kanla yürümez. Bunun bir şekilde son bulması lazım. Bizim hiçbir şekilde özür, tazminat gibi isteklerimiz yok. Biz Gazze'deki ambargonun kaldırılmasını istiyoruz' şeklinde konuştu. Tanık Hüseyin Çelebi ise "Zodyaklar, denizaltıları, fırkateynler ve helikopterler ile ateş edildi. Üst güverteye açılan ilk ateşle 4 şehit verdik, 16 kişi yaralandı. Üzerimden Kıbrıs gazi kartı ve silah ruhsatı çıkınca 16 saat başıma iki asker diktiler. İsrail askeri helikopterden gemideki filikaya atladı ve hedef gözeterek oradan ateş etti" dedi. Ceza İstemleri İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı'nca hazırlanan iddianamede, dönemin İsrail Genelkurmay Başkanı Rau Aluf Gabiel Ashknazi, Deniz Kuvvetleri Komutanı Eliezer Alfred Marom, İstihbarat Başkanı Amos Yadlin, Hava Kuvvetleri Komutanı Avishay Levi hakkında ''Canavarca hisle veya eziyet çektirerek öldürme suçuna azmettirmek'' suçundan 9 kez ağırlaştırılmış müebbet hapis ile ''mala zarar vermeye azmettirmek'', ''yağma suçuna azmettirmek'', ''eziyet suçuna azmettirmek'', ''haberleşmenin engellenmesine azmettirmek'', ''kişiyi hürriyetinden yoksun bırakma suçuna azmettirmek'', ''yaralama suçuna azmettirmek'' ve ''silahla yaralama suçuna azmettirmek'' suçlarından toplam 18 bin 32'şer yıla kadar hapis cezası isteniyor. Dava 21 Mayıs'a ertelendi Akşam saatlerinde kameralar karşısına geçen Mavi Marmara davası avukatları mahkeme heyetinin  duruşmayı 20-21 Mayıs'a ertelediğini duyurdu.

Mavi Marmara Derneği © 2016. Tüm Hakları Saklıdır.