Mavi Marmara Davasında Merak Edilen Sorular!
Mavi Marmara Davasında Merak Edilen Sorular!
2012-10-31 14:19:37

6 Kasım’da Çağlayan’da görülecek davanın tarafları kimlerdir?

Dava, kamu adına açılmış bir dava olup davada yaralılar dâhil olmak üzere saldırıda mağdur olanlar, şehit yakınları ve farklı gerekçelerle şikâyetçi olanların yer aldığı toplam 490 kişi müşteki mağdur olarak yer almaktadır. İsrail Genelkurmay Başkanı Rau Gabiel Ashkenazi, Deniz Kuvvetleri Komutanı Eliezer Alfred Maron, Hava Kuvvetleri İstihbarat Sorumlusu Avishay Levi ve İsrail İstihbarat Başkanı Amos Yadlin ise firari sanık olarak yargılanmaktadır. Saldırıda görev alan diğer sorumlu asker veya sivil kişiler hakkında soruşturma devam etmektedir.

Şikâyetçilerin talepleri nedir?Ceza davasında katılacak olan müşteki mağdurların her biri, bu saldırıda emri veren devlet yetkilileri ve üst düzey komutanlar başta olmak üzere, saldırıya bizzat katılan askerlerin de dâhil olduğu tüm faillerin tespit edilmesini ve iddianamede ve BM İnsan Hakları Konseyi raporunda sayılmış olan her bir suç için ayrı ayrı cezalandırılmalarını talep etmektedir.
İsrail hangi suçlardan dolayı yargılanıyor? İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından 2010/23967 soruşturma numaralı dosya üzerinden hazırlanan iddianamede, Mavi Marmara saldırısı faillerinin kasten adam öldürmek, kasten adam öldürmeye teşebbüs, nitelikli kasten yaralama, kasten yaralama, nitelikli yağma, deniz veya demir yolu ulaşım araçlarını kaçırma veya alıkoyma, nitelikli mala zarar verme, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma ve eziyet suçlarını azmettirme suçlarından dolayı her bir mağdur için ayrı ayrı, toplamda binlerce yıla tekabül eden mahkûmiyet istemiyle cezalandırılmaları talep edilmiştir. İsrail ordusunun üst düzey komutanları, İstanbul 7. Ağır Ceza Mahkemesi’nin 2012/264 E. sayılı dosyasında, saldırı emrini vererek bu suçları azmettirdikleri gerekçesiyle yargılanmaktadırlar. İsrail askerî personelinin Türkiye’de açılan bir davada yargılanması mümkün müdür? Türkiye, kendi vatandaşına karşı dünyanın herhangi bir yerinde işlenen her türlü suçu kendi mahkemelerinde yargılama hakkına sahiptir. Aynı zamanda mülkilik ilkesi gereği, Türkiye’de işlenen her türlü suçu da yargılama yetkisi vardır. Dolayısıyla saldırı uluslararası sularda, bir Türk gemisine yapıldığından sanki Türkiye’de yapılmış gibi işlem görür ve bu nedenle Türk mahkemelerinde cezai yargılama yapılması zorunluluğu vardır. Bu nedenle İsrail askerî personelinin Türk Ceza Mahkemeleri önünde yargılanması, yürürlükteki mevzuat gereği bir zorunluluktur. İsrail’den ne kadar tazminat talep edilecektir? İsrail’den tazminat istenmesi meselesi, dört komutan hakkında açılmış olan ve 6 Kasım’da duruşması yapılacak davadan bağımsız bir hukuk sürecidir. İsrail askerleri tarafından saldırıda işlenen bütün suçlar aynı zamanda, özel hukuk anlamında mağdurlara karşı işlenen birer haksız fiildir. Dolayısıyla 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu madde 49’da yer alan “Kusurlu ve hukuka aykırı bir fiille başkasına zarar veren, bu zararı gidermekle yükümlüdür.” şeklinde düzenlenmiş hüküm gereği, operasyonda emri veren, yöneten ve bizzat katılan tüm İsrail yetkilileri ve askerlerinin yaşanan ağır hukuksuzluklar ve insan hakları ihlalleri nedeniyle cezai sorumluluklarının olmasının yanında, İsrail Devleti’nin tüm bu yaşananlarda devlet kamu tüzel kişiliğinin gereği olarak tazminat sorumluluğu da vardır. İsrail Devleti, personelinin tüm işlemlerinden bu noktada sorumludur. Bu sebeplerle tüm mağdurlar ayrı ayrı, el konulan ve iade edilmeyen tüm eşyaları, yaralanma ve alıkonma nedeniyle uğradıkları iş gücü kaybından doğan zararları, ölümler nedeniyle yakınları için destekten yoksun kalma tazminatı ve yaşanan kötü muamele, hakaret ve eziyetler nedeniyle uğranılan manevi zararları için Türk mahkemelerinde tazminat davası açacaklardır. Tazminat miktarları her bir mağdurun saldırıdan maddi ve manevi olarak etkilenme derecesine göre farklılıklar gösterecektir. Başlangıç için İstanbul ve Kayseri’de açılan toplam 40 davada, İsrail’den istenen yaklaşık tazminat miktarı 15.000.000 TL’dir. Bu noktada alınacak kararlar, İsrail Devleti’nin Türkiye’de tespit edilecek menkul ve gayrimenkul malları ve özellikle Türkiye Cumhuriyeti Devleti ile yapılan bir ikili anlaşma neticesinde doğmuş ya da doğacak olan herhangi bir hak ediş ücreti üzerinden tahsil edilebilecektir. Bu davanın sonuçları açısından önemi nedir? İsrail generallerine karşı açılan ceza davasında, başlangıçta Adalet Bakanlığı kanalıyla Uluslararası Hukuk ve Dış İlişkiler Müdürlüğü vasıtasıyla İsrailli generallere tebligatlar gönderilecek ve kendileri bu davanın duruşmalarına çağrılacaklardır. İsrail’den yapılan açıklamalar değerlendirildiğinde bu kişilerin duruşmalara katılmayacakları anlaşılmaktadır. Dolayısıyla bir sonraki aşamada, İstanbul 7. Ağır Ceza Mahkemesi’nden bu sanıklar hakkında yakalama kararları çıkması beklenmektedir. Çıkacak bu kararlar, “suçluların iadesi” hükümleri gereği İsrail açısından da bağlayıcılık arz edecektir. “Suçluların İadesine Dair Avrupa Sözleşmesi (SİDAS-Avrupa Konseyi Sözleşme No. 24)”ne hem Türkiye hem de İsrail taraftır. Bu bağlamda Türkiye’de bu sanıklar hakkında kesinleşmiş mahkûmiyet kararları ya da yakalama kararları olması hâlinde, sözleşme gereği, İsrail’in iadeleri yapması gerekecektir. Ayrıca İstanbul 7. Ağır Ceza Mahkemesi’nden verilecek kesinleşmiş mahkûmiyet kararlarının ya da öncesinde çıkan yakalama kararlarının ifası için INTERPOL (Uluslararası Polis Teşkilatı)’ün Türkiye birimi vasıtasıyla INTERPOL Genel Sekreterliği’nden kırmızı bültenle arama kararı çıkartılması talep edilebilecektir. Bunların gerçekleşmesi hâlinde de İsrail’in bu failleri teslimi gerekecektir. Henüz bu aşamalara gelinmemiş olmasına rağmen, ismi ceza davasında geçen komutanların İsrail dışında bir ülkeye çıkmaları hâlinde, o ülke savcılıklarına yapılacak bir başvuru ile yukarıda belirttiğimiz gerekçelerle tutuklanmaları ve Türkiye’ye iadeleri söz konusu olacaktır. Bu dava Mavi Marmara ile ilgili tek dava mıdır? Değilse başka hangi davalar var? Mavi Marmara ile ilgili olarak ceza davasının yanında Uluslararası Ceza Mahkemesi (ICC)’ne yapılmış bir başvuru bulunmaktadır. Burada da ICC savcıları tarafından yürütülen bir soruşturma mevcuttur. Ayrıca 05.10.2012 itibarıyla Türkiye’nin filoda katılımcısı bulunan her ilinde, İsrail’e karşı maddi ve manevi tazminat davaları açılmaya başlanmıştır. İsrail’ in daha önce uluslararası hukuku ihlal ettiği gerekçesiyle yargılandığı davalar oldu mu? İsrail’in uluslararası hukuku ihlal ettiği gerekçesiyle Türkiye’de yargılandığı başka herhangi bir dava olmamıştır. Bu bağlamda açılmış bu dava bir ilktir. Ancak özellikle Dökme Kurşun Operasyonu ve İsrail’in Gazze’de uyguladığı insanlık suçu niteliğindeki politikaları ve hukuksuz uygulamaları nedeniyle yargılandığı başka davalar mevcuttur.

Mavi Marmara Derneği © 2016. Tüm Hakları Saklıdır.