Mahkeme Kırmızı Bülten kararında ısrar etti
Mahkeme Kırmızı Bülten kararında ısrar etti
2014-12-10 15:02:11

Mavi Marmara Davası'nın 7. duruşması 9 Aralık Salı günü İstanbul 7. Ağır Ceza Mahkemesi'nde görüldü.

Sabah 10’da başlayan duruşmada İHH Yönetim Kurulu Üyesi Av. Gülden Sönmez, Mehmet Yıldırım, saldırı sırasında başından yaralanan Filistinli aktivist Ahsan Shamruk ve İngiliz aktivist Laura Stuart ifade verdi. Mahkeme, mağdur ve tanıkların dinlenmesine devam edilmek üzere bir sonraki duruşmanın 11-12 Mart 2015 tarihinde görülmesine karar verdi. Duruşmada müştekiler, avukatlar ve dinleyiciler salonda hazır bulunurken, adliye önünde İHH İnsani Yardım Vakfı Genel Başkanı Bülent Yıldırım ve Mavi Marmara Davası Avukatı Cihat Gökdemir basın açıklaması yaptı. Mavi Marmara Davası Avukatı Cihat Gökdemir, Mavi Marmara’da 500’den fazla yolcu bulunduğuna dikkat çekerek, "Bunların bir kısmı daha önceki duruşmalarda, celselerde dinlendi. Bu celsede yurt dışından gelen yabancı mağdurlar ve yurt içinde bir kısım mağdur dinlenmeye, şikayetleri alınmaya devam ediliyor. Az önce, saldırıların en yoğun olduğu üst katta yaralanan Filistin asıllı İngiliz vatandaşı Ahsan Shamruk’un ifadesi alınıyordu. Kendisi İbranice de bildiği için İsrailli askerler kendi aralarında vurduklarında, ’lideri vurduk’ dediklerini söyledi. İsrail askerlerinin kendisini İHH Başkanı Bülent Yıldırım’a benzettiği için ateş ettiler ve kasten vurdular" şeklinde konuştu. Gökdemir: Yakalama kararının İnterpol’e gönderilmesini talep ediyoruz Avukat Gökdemir, mahkemeden Adalet Bakanlığına gönderilen yakalama kararının tekid edilmesini, sonucun yeniden sorulmasını talep ettiklerini söyledi. İstanbul 7. Ağır Ceza Mahkemesi'nde görülen dava öncesi konuşan Avukat Cihat Gökdemir, daha önce davanın sanıkları dönemin israil komutanları hakkında yakalama kararı verildiğini ve sanıklar hakkında kırmızı bülten çıkarılmasının istendiğini hatırlattı. Gökdemir, "Komutanlarla ilgili çıkmış olan mahkeme kararına rağmen yazıyı halen İnterpol'e göndermeyen dışişlerindeki diplomatların Adalet Bakanlığı'ndaki bürokratların da hesabının çekilmesini düşünüyor ve buradan uyarıyoruz. Biz mahkemeden Adalet Bakanlığı'na gönderilen yakalama kararının sonucunun yeniden sorulmasını talep edeceğiz" dedi. “Davaya engel olan truva atları var” Davanın 7. duruşmasının görüldüğünü hatırlatan İHH İnsani Yardım Başkanı Bülent Yıldırım, “Esasen duruşmada daha ne görülecek ne anlamış değiliz. Her şey bu kadar açık. Dünyada bu kadar şahidi varken. Katiller belli; Liberman, Netanyahu ve o günkü kabinede bulunan herkes. Şimdi sadece askerler yargılanıyor ama emri veren israil hükümetidir. Yani şu anda Mescid'i Aksa'yı yıkma emrini veren, yerleşimcilere hak tanıyan, Kur'an-ı Kerim'leri yerlere atan, askerlere emri veren ve yaptıran Netanyahu ve kabinesidir. O nedenle biz diyoruz ki bu Siyonistlere güvenilmez. Tamam, normalleşme olsun. Türkiye büyük bir başarı elde etti ve bunlar özür de diledi. Tazminatın olması da – az çok olması fark etmez- önemlidir. Ama biz bu yola çıkarken abluka tamamen kalkacak diye yola çıktık. Bütün dünya bize hak verdi. BM, Avrupa Parlamentosu ve bütün halklar hak verdi. Abluka kanunsuzdur dedi. Ama bu Siyonistler ablukayı hala kaldırmıyor.” ifadelerini kullandı. Uluslararası Ceza Mahkemesi'ne bilgi ve belgelerin maksatlı olarak gönderilmediğinin altını çizen Yıldırım, “Komor Adaları da UCM'ye başvurmuştu. Komor Adaları Cumhurbaşkanı Başdanışmanı bu konuyu görüşmek üzere Türkiye'ye gelmek istedi. Ne yazık ki Tanzanya ve Kenya'da birer hafta bekletildiği halde kendilerine vize verilmedi. İnterpol'e mahkemenin verdiği yakalama kararı gönderilmedi. Bunları kim yapıyor? Cumhurbaşkanı, Başbakan'ın, bütün siyasi partilerin, STK'ların, bizi sevse de sevmese de bütün kurum ve kuruluşların ve halkların kararlığı var. O da herkesin dile getirdiği şey katiller yakalansın. Tüm bu kararlılığa rağmen yakalama kararını İnterpol'e göndermeyen Truva atları kim? Bunlar hakkında idari soruşturma istiyoruz. Bir an önce bu idari soruşturma başlatılsın. Biz öyle inanıyoruz ki mahkeme de bunu talep edecektir ve bir an önce yakalama kararları İnterpol'e gönderilecektir.” şeklinde konuştu. Gazze’de yaşanan insanlık dışı ambargoyu delmek için yola çıkan Özgürlük Filosu uluslararası sularda İsrail askerlerinin saldırısına uğramıştı. Mavi Marmara Gemisi'nde bulunan 10 Türkiye vatandaşı şehit olurken onlarca kişi de yaralanmıştı. Özgürlük Filosu’na gerçekleştirilen kanlı saldırının ardından filo katılımcıları, suçluların cezalandırılması için hukuk mücadelesine başlamıştı. Yürütülen hukuk mücadelesi kapsamında Türkiye mahkemelerinde açılan davanın bir önceki duruşmasında mahkeme tarafından İsrailli generaller hakkında yakalama kararı verilmişti.

Mavi Marmara Derneği © 2016. Tüm Hakları Saklıdır.