İsrail'in Kudüs'ü Yahudileştirme politikalarına kim ne tepki gösterdi?
İsrail'in Kudüs'ü Yahudileştirme politikalarına kim ne tepki gösterdi?
Filistinli taraflar başta olmak üzere, Arap Birliği, Mısır'daki El-Ezher Kurumu ve Malezya, İsrail'in Kudüs'teki Yahudileştirme politikalarına tepki gösterdi.

Kudüs

İslam İşbirliği Teşkilatı (İİT), İsrail makamlarının işgal altındaki Doğu Kudüs'te bulunan Mescid-i Aksa'nın Burak (Ağlama) Duvarı'na çıkan bir tünelin ABD'li yetkililerin de hazır bulunduğu bir törenle açılışını gerçekleştirmesi üzerine bugün olağanüstü toplanıyor. 

Filistin'in talebi üzerine bugün Suudi Arabistan'ın Cidde kentinde dışişleri bakanları düzeyinde toplanacak olan İslam İşbirliği Teşkilatının söz konusu tünel açılışı başta olmak üzere İsrail'in Kudüs'teki ihlallerini ele alması bekleniyor. 

İİT'nin Cidde'deki olağanüstü toplantısında Türkiye, Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu tarafından temsil edilecek.

İsrail makamları, bu ayın başında Mescid-i Aksa'nın güneyindeki Silvan Mahallesi'nde bulunan ve Yahudi inancına göre kutsal sayılan Silvan Havuzu'ndan (Breikhat HaShiloah) Harem-i Şerif'in Burak (Ağlama) Duvarı'na çıkan bir tünelin açılışını yapmıştı.

Yoğun güvenlik önlemleri altında gerçekleştirilen açılış törenine, ABD'nin Orta Doğu Özel Temsilcisi Jason Greenblatt, ABD'nin İsrail Büyükelçisi David Friedman ile çok sayıda İsrailli milletvekili ve bakan katılmıştı.

Tünel "Shalem" projesinin bir parçası

Söz konusu tünel, İsrail hükümetinin Mescid-i Aksa'nın çevresi başta olmak üzere Yahudilerce "Davud'un Şehri" olarak nitelendirilen Silvan Mahallesi ile Doğu Kudüs'ün tamamında turistik projeler ve arkeolojik kazıları öngören "Shalem" projesinin bir parçası.

Filistinliler, "Doğu Kudüs'ün, kurulacak Filistin devletinin başkenti olduğu" yönündeki taleplerini sürdürürken, İsrail yönetiminin Yahudileştirme politikaları çerçevesinde Doğu Kudüs'ün Müslüman Arap kimliğini değiştirmeye çalıştığını belirtiyor.

Filistinli taraflardan uyarı

Filistin yönetiminden yapılan yazılı açıklamada, Devlet Başkanı Mahmud Abbas'ın, İsrail'in uluslararası hukuka aykırı olarak Mescid-i Aksa çevresinde gerçekleştirdiği ihlallere karşı İİT Genel Sekreterliği ile koordineli şekilde "mücadele etme" talimatı verdiği belirtildi.

Abbas'ın İslam Dünyasıyla İlişkiler ve Din İşlerinden Sorumlu Danışmanı Şeyh Mahmud el-Habbaş da İsrail'in söz konusu tünel açılışına ilişkin, şunları söyledi:

"Filistin yönetimi, İsrail makamlarının Silvan'dan Mescid-i Aksa'ya ulaşan bir tünel açması ve buralarda kazı çalışmaları yürütmesinin oluşturduğu tehlikelere karşı mücadele etmek üzere Ürdün ile iletişim halindedir."

Filistin Kurtuluş Örgütüne (FKÖ) bağlı Filistin Ulusal Konseyi ise İsrail'in bu adımına, "ABD'nin desteğini alan İsrail, işgal altında tuttuğu Kudüs'te, Arap ve İslami değerlere yönelik saldırganlığına devam ediyor." ifadeleriyle tepki gösterdi.

FKÖ de Arap ve İslam ülkelerine "İsrail'in Mescid-i Aksa çevresinde yürüttüğü kazı çalışmaları ve işgal altındaki Doğu Kudüs'teki yasa dışı yerleşim birimlerine karşı siyasi ve ekonomik yaptırım" uygulamaları çağrısında bulundu.

FKÖ Yürütme Konseyi Genel Sekreteri Saib Ureykat ise Arap Birliği Genel Sekreteri Ahmed Ebu Gayt ile İslam İİT Genel Sekreteri Yusuf el-Useymin'e hitaben yazdığı ve İsrail'e karşı acil önlemler alınmasının gerekliliğine vurgu yaptığı mektubunda, "Şiddetin bölgenin tamamına hakim olmaması için bir an önce işgalci İsrail'e yaptırımlar uygulanmalı ve Filistin halkına uluslararası koruma sağlanmalıdır." ifadelerini kullandı.

Arap Birliği’nden uluslararası topluma "İsrail'i durdurma" çağrısı

Arap Birliği, Mescid-i Aksa'nın güneyinden Burak (Ağlama) Duvarı'na çıkan tünelin açılışını kınayarak, uluslararası topluma müdahale çağrısında bulundu.

Birlikten yapılan yazılı açıklamada, "Arap Birliği, ABD yönetiminin bilgisi dahilinde Kudüs şehrinde Mescid'i Aksa'ya doğru yapılan ve 'hacı yolu' olarak isimlendirilen tüneli ve kazıları kınamaktadır." denildi.

İsrail'in Kudüs'teki kazılarının tehlikeli sonuçlarına ilişkin uyarıda bulunulan açıklamada, uluslararası topluma "siyasi, kanuni ve ahlaki sorumluluk gereği konuya müdahale etme" çağrısı yapıldı.

Açıklamada ayrıca ABD yönetiminin yanlı tutumu "uluslararası hukuka aykırı şekilde İsrail'in Kudüs'ü Yahudileştirme projesine destek" olarak nitelendirildi.

Ezher "Siyonistlerin Kudüs'ün kimliğini değiştirme girişimini" kınadı

İsrail'in tünel açılışına ilişkin bir açıklama da Mısır'daki El-Ezher Kurumundan geldi. Ezher, "Siyonistlerin, Kudüs'ün kimliğini değiştirme girişimlerini" kınayarak, bu adımın bölgedeki "yangını daha da körüklediği" uyarısında bulundu.

Uluslararası toplumdan İsrail'in ihlallerini durdurmasını isteyen Ezher, tüm devletlerin dünyadaki Müslüman ile Hristiyan halklarının haklarının korunması ve Filistin meselesine yönelik sorumlulukları yerine getirmelerinin önemini hatırlattı.

Ezher açıklamasında ayrıca "Siyonist oluşumun, Filistin halkının haklarını, toprağını ve mukaddesatını sürekli aşağılayan tutumuna son vermesi" için bu oluşumlara ciddi ve kararlı şekilde karşı konulması gerektiği vurgulandı.

Malezya'dan "İsrail'in yaptığına göz yummuyoruz" açıklaması

Malezya Dışişleri Bakanı Seyfeddin Abdullah, İsrail'in gerçekleştirdiği söz konusu tünel açılışının "kabul edilemez" olduğunu vurgulayarak, şunları söyledi:

"İsrail'in bu yaptığına göz yummuyoruz, bu hususta kararlılığımızı sürdürerek Filistinlilerin yanında duracağız."

Abdullah ayrıca, İsrail'in, bölgede barış sürecini zarara uğratan eylemler içinde olduğuna dikkati çekti.

İsrail, Mescid-i Aksa'nın altında ve çevresinde ne yapıyor?

Kudüs halkı İsrail'in işgal altındaki Doğu Kudüs'te adım adım yürüttüğü Yahudileştirme politikalarına şahit olurken, Tel Aviv yönetiminin Mescid-i Aksa'nın altında ve çevresinde sürdürdüğü kazı çalışmaları ise Filistinliler için belirsizliğini korumaya devam ediyor.

İlk defa 1981'de Harem-i Şerif'in içindeki Kubbet'us Sahra'ya birkaç metre uzaklıktaki Kayıtbay Sebili'ne kadar uzanan bir tüneli fark eden Filistinliler, böylece İsrail'in Mescid-i Aksa'nın altında yürüttüğü kazı çalışmalarından haberdar oldu.

Her ne kadar İsrail, Mescid-i Aksa'nın altında yürüttüğü kazı çalışmalarını inkâr etse de Filistinliler açısından hiçbir zaman bu olgu "gerçekliğini" yitirmedi.

İsrail'in 1996'da Mescid-i Aksa'nın Batı Duvarı'nın (Burak Duvarı-Ağlama Duvarı) altında açtığını duyurduğu tünel ve daha sonra bu çerçevede açılan diğerleri, İsrail'in kutsal mabedin altında ve çevresinde yürüttüğü kazı çalışmalarına ilişkin "şüpheleri" güçlendirdi.

Müslümanların ilk kıblesi Mescid-i Aksa

İşgal altındaki Doğu Kudüs'te bulunan Mescid-i Aksa, Müslümanların ilk kıblesi olma özelliğini taşıyor. Yahudiler, içinde Kıble Mescidi ile Kubbetu's Sahra Camisi'nin yanı sıra müze, medreseler ve büyük avlunun bulunduğu Mescid-i Aksa Külliyesi'nin altında Süleyman Mabedi'ne ait kalıntıların bulunduğu iddiasıyla kazı çalışmaları yapıyor.

Tel Aviv yönetimi 2003'ten itibaren Yahudi yerleşimcileri, polis korumasında Aksa'nın avlusuna alıyor ve zaman zaman Müslümanların girişlerine yaş sınırlaması getiriyor. Birçok radikal İsrailli örgüt ve siyasetçi, üzerinde daha önce iki kez yıkılan bir Yahudi tapınağının bulunduğuna inandıkları Harem-i Şerif'in kendileri için de ibadete açılması çağrısında bulunuyor.

Birleşmiş Milletler Eğitim, Bilim ve Kültür Örgütü (UNESCO) Dışişleri Komisyonu, 13 Ekim 20016'da Mescid-i Aksa'nın Musevilikle bağına dair herhangi bir ibarenin bulunmadığına ilişkin tasarıyı oylamış ve 6'ya karşılık 24 oyla kabul etmişti. Karar tasarısı daha sonra UNESCO Yürütme Kurulu tarafından da onaylanmıştı.

UNESCO Dünya Mirası Komitesi ise 7 Temmuz 2017'de İsrail'in Kudüs'te Mescid-i Aksa ve çevresinde egemenlik hakkı iddiaları ve yürüttüğü yasa dışı kazıları kınayan bir tasarıyı kabul etmişti.

KAYNAK: AA

 

 

 

 

Mavi Marmara Derneği © 2019. Tüm Hakları Saklıdır.