ABD’nin İsrail’in Mavi Marmara Raporu’na Destek Vermesi Suç Ortaklığının Kabulüdür!
ABD’nin İsrail’in Mavi Marmara Raporu’na Destek Vermesi Suç Ortaklığının Kabulüdür!
2011-04-07 14:29:59

İsrail Donanması’nın 31 Mayıs 2010 tarihinde Akdeniz’in uluslararası sularında, Gazze Özgürlük Filosu’na yönelik gerçekleştirdiği saldırıda 8’i Türkiye, 1’i ABD vatandaşı olmak üzere 9 insan hayatını kaybetmiş, 23’ü ağır, 54 kişi de yaralanmıştı. Saldırı ile ilgili BM İnsan Hakları Konseyi’nin 2 Haziran 2010 tarihli (A/HRC/RES/14/1 sayılı) kararı ile oluşturulan BM Olay İnceleme Komisyonu tarafından hazırlanan rapor (A/HRC/15/21 sayılı), 22 Eylül 2010 tarihinde tamamlandı. Söz konusu Komisyon’un konuyla ilgili raporu hazırlaması sürecinde İsrail İnsan Hakları Konseyi’nin kararına karşı çıkarak ilgili komisyonla işbirliği yapmadı. Bunun üzerine BM Soruşturma Komisyonu adıyla yeni bir komisyon oluşturuldu. Bu komisyonun raporu ise henüz tamamlanmamıştır. BM Olay İnceleme Komisyonunca hazırlanan raporu dikkate almayan İsrail, 23 Ocak’ta filo saldırısıyla ilgili Turkel Komisyonu Raporu’nu açıkladı. Hazırlanan raporda söz konusu saldırıyı yapan askerler birer kahramanlık örneği olarak sunulmuş ve gemi yolcularından isyancı olarak bahsedilmiştir. İsrail’in hazırladığı bu rapor uluslararası hukuku önemseyen çevrelerce ciddiye alınmamış ve kabul görmemiştir. İsrail’in uluslararası hukuku ve mekanizmaları hiçe sayan bütün eylemlerini destekleyen ABD’nin söz konusu rapora destek vermesi ise hiç şaşırtıcı olmamıştır. BM Olay İnceleme Komisyonunca hazırlanan rapora göre İsrail, gereksiz ve aşırı güç kullanma, kasten adam öldürme, işkence veya insanlık dışı davranış, tutuklulara kötü muamele, kasıtlı olarak eziyet etme, beden veya sağlıkta ciddi yaralanmaya yol açma, mala zarar verme ve zorla ala koyma, cesetleri yıkayarak delil karartma gibi ihlaller ve suçlar işlemiştir. İsrail bu suçları işlerken, Uluslararası Medeni ve Siyasi Haklar Sözleşmesi’ni, İşkence ve Diğer Zalimane İnsanlık Dışı veya Aşağılayıcı Muameleye Karşı BM Sözleşmesi’ni, 1958 Açık Denizler Sözleşmesi’ni, 1982 BM Deniz Hukuku Sözleşmesi’ni ve 4. Cenevre Sözleşmesi’ni açıkça ihlal etmiştir. BM raporlarında açıkça ortaya konan ihlallere rağmen İsrail’in hazırladığı rapora ABD resmi makamlarından gelen ‘tarafsız ve şeffaf’ olduğu yönündeki destek aslında İsrail’in söz konusu suçları işlerken dayandığı güç merkezini gözler önüne sermektedir. ABD’nin İsrail’e arka çıkan açıklamalarını kınıyoruz. Hukukun siyasal çıkarlara kurban edilmesini insanlığın önündeki en büyük tehlike olarak görüyoruz. İsrail’in sadece Mavi Marmara baskınındaki suçları değil, gerek Gazze saldırısında gerekse de kuruluşundan bu yana uluslararası hukuku hiçe sayan diğer saldırılar, işgalleri ve suçları da, BM Güvenlik Konseyi Daimi Üyeliğinin ABD’ye sağlamış olduğu veto yetkisi sayesinde adaletten kaçırılmıştır. ABD veto yetkisinin İsrail’e giydirdiği zırh sayesinde İsrail, adeta BM Güvenlik Konseyi daimi üyesi gibi davranmaktadır. Bu haliyle İsrail, ABD’nin Filistin topraklarındaki görüntüsüdür, reel değil sanal bir devlettir, bir illizyondur, bir göz yanılmasıdır. Onun için muhatap da değildir. ABD’nin hukuksuzluğu normalleştiren kayıtsız şartsız desteği, zulmün asıl kaynağının BM sistemi olduğunu, bir başka ifade ile BM Güvenlik Konseyi’nin mevcut yapısı olduğunu açıkça göstermektedir. Bu vesile ile MAZLUMDER, hakkı ve adaleti değil siyasal çıkarları üstün tutan savaşı kalıntısı uluslararası sistemin yeniden inşası için sağduyu sahibi tüm birey ve kurumları göreve çağırıyor.

Mavi Marmara Derneği © 2016. Tüm Hakları Saklıdır.