FİLİSTİN'İN BAŞKENTİ KUDÜS'TÜR.
13 Aralık 2017 Çarşamba
iHAK sayın Recep Tayyip Erdoğan’a mektup iletti.


 

ABD Başkanı Donald Trump’ın Kudüs’ü ‘İsrail’in Başkenti’ olarak tanıyan kararının ardından İslam dünyasından T.C. Cumhurbaşkanı ve İslam İşbirliği Teşkilatı Dönem Başkanı Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın çağrısıyla İslam ülkeleri liderleri 13 Aralık Çarşamba günü İstanbul’da acil toplanma kararı almışlardır. İnsan Hakları ve Adalet Hareketi iHAK olarak 13 Aralık Çarşamba günü İstanbul Kongre Merkezindeki zirveye katılacak İslam ülkelerinin liderlerine sunulmak üzere T.C. Cumhurbaşkanı Sayın Recep Tayyip Erdoğan’a İslam ülkeleri liderlerinden beklentilerimizi özetleyen bir mektup ulaştırdık.

iHAK Başkanı Av. Cihat Gökdemir Harbiye’de İstanbul Kongre Merkezinde başlayan liderler zirvesinde T.C. Cumhurbaşkanı ve İslam İşbirliği Teşkilatı Dönem Başkanı Sayın Recep Tayyip Erdoğan’a gönderilen mektubu basınla paylaştı.  

iHAK’ın 13 Aralık 2017 İİT Liderler Zirvesi Münasebetiyle T.C. Cumhurbaşkanı Sayın Recep Tayyip Erdoğan’a Sunduğu Mektupla ilgili Basın Toplantısını İzlemek için Tıklayınız

13.12.2017

İSLAM İŞBİRLİĞİ TEŞKİLATI

LİDERLER ZİRVESİ’NE SUNULMAK ÜZERE

Sayın, Recep Tayyip ERDOĞAN

T.C. Cumhurbaşkanı

Ve

İslam İşbirliği Teşkilatı Dönem Başkanı

Saygıdeğer Liderler;

Öncelikle şunu belirtmek isteriz ki Asya’dan Afrika’ya, Avrupa’dan Ortadoğu’ya İslam Dünyası bu zirveden çıkacak olan kararlara odaklanmış durumdadır. Her birinizin halkları, kutsalı olarak gördüğü Kudüs’ün kurtuluşu için büyük bir umutla sizden gelecek kararları beklemektedir. Bu çok ağır, ama bir o kadar da kıymetli bir nimettir. İslam’ın izzetinin, kutsalının yanında tavır alan liderler olarak tarihte yazılacak olan adlarınız, sadece ülkenizde değil, tüm halklar nezdinde dualarla ve saygıyla anılacaktır.

İsrail’in 1948’den bu yana Filistin topraklarında devam ettirdiği haksız fiillerin uluslararası hukuktaki adı “İŞGÂL"dir. Filistin ve Kudüs’teki varlığı gayrimeşrûdur. Filistinlilere yönelik haksız fiilleri ise insanlığa karşı suçtur.

İsrail’in işgâl planının son halkası olarak ABD’nin almış olduğu “Kudüs’ün İsrail’in başkenti ilan edilmesi” kararı ise, haklı olarak öncelikle tüm Müslümanları, ve tabi ki tüm dünya halklarını öfkelendirmiştir.

Maalesef İslam Dünyası; Filistin, Suriye, Irak, Arakan, Yemen başta olmak üzere dört bir yanda kan ve göz yaşına boğulmaktadır. Çocuklar katlediliyor veya hapsediliyor, kadınlara tecavüz ediliyor, erkeklerinin onuruyla oynanıyor. Buna karşılık zalimler sorgusuz ve cezasız kalıyor. Bütün bu ağır travmaların yanında bir yandan da kutsalımız Kudüs işgâlci İsrail devletine teslim ediliyor.

Onlarca senedir devam eden İsrail zulmüne karşı Filistin halkı, dünya müslümanlarının görmezden gelmelerine rağmen direnişine nesiller boyu devam etmiştir. İsrail, Kudüs’ü ve Filistin topraklarını tamamen işgal edip, “Büyük İsrail Devleti” planıyla sizlerin topraklarınızda da gözü olduğunu daha önce defalarca beyan etmiştir.

ABD, İsrail ve Filistin arasındaki süreci “iki devletli çözüm” formülüyle çözme konusundaki “tarafsız arabulucu” olma vasfını yitirmiş ve İsrail’in işgal sürecine katkı sağlar bir pozisyon almıştır. ABD’nin yanında tüm bu süreç göstermiştir ki, Birleşmiş Milletler de ne yapısal olarak ne de İslam Dünyasının sorunları hakkında İsrail ve ABD’ye karşı hiçbir somut caydırıcı adım atmayacaktır. BM’nin bu duyarsızlığı nedeniyle dünya bir şiddet sarmalına girmektedir.

Filistin halkı ve Müslüman halklar, hukukun ve uluslararası topluluğun bu süreçlerde çözüm üretmesinden ümidini kesmişken, tüm beklentilerini Kudüs’ü korumak amaçlı kurulmuş olan İslam İşbirliği Teşkilatı’na (İİT) yöneltmiştir. “Kudüs’ü ve Mescid-i Aksa’yı muhafaza etmek” amacıyla kurulan Teşkilatınız, “İslam Dünyasının hak ve çıkarlarını korumak, üye devletler arasında işbirliği ve dayanışmayı güçlendirmek” amacı ve gereğini şimdi yapmazsa, ne zaman yapacaktır?

Bu amacın gereği olarak siz sayın liderlerden bu zirvede aşağıdaki hususları dikkate almanızı arzu ediyoruz;           

·         İslam Dünyasının halihazırdaki iç problemleri, çatışma ve kaos ortamları, İsrail ve Amerika için fırsat oluşturmaktadır. Bu çatışma ve kaosun son bulması, İslam Dünyası içerisinde adil bir barış ortamının tesisi için bir eylem planı oluşturulmalıdır.

·         İslam ülkeleri İsrail ile siyasi, ticari, diplomatik, ekonomik bütün ilişkilerini kesmeli, İsrail ile yapılan Filistin aleyhine olabilecek tüm anlaşmalar iptal edilmelidir. Tüm üye ülkeler diğer dünya ülkelerini de İsrail’e ambargo ve boykot uygulamaya davet etmelidir.

·         İsrail’in işlemiş olduğu tüm suçlarla ilgili İslam İşbirliği Teşkilatı'nın desteği ile kurulacak bir Uluslararası Mahkemede tüm İsrailli suçlular yargılanmalıdır.

·         İsrail sadece sivil insanları öldürmek için askeri imkanları ve silahları kullanmaktadır. 57 üyeli Teşkilatınız İsrail ile askeri anlaşmaları ve silah alım-satım ve modernizasyon sözleşmelerini iptal etmelidir.

·         ABD son Kudüs kararını geriye çektiğini açıklayana kadar üye ülkelerdeki ABD elçileri gönderilmeli, üye ülke elçileri de geriye çekilmelidir.

·         Üye ülkeler olarak Filistin Devletine yardım ve destek için özel tedbir ve destek kararları alınmalıdır.

·         Dünyanın çok büyük bir kısmı, BM'nin veto sistemli adaletsiz yapısı karşısında bir çözüm arayışındadır. İnsan hakları ihlallerinin, savaş suçlarının ve terörün bu kadar yaygın olduğu bir zamanda İslam Dünyasının en güçlü ve bu anlamda tek kuruluşu olan İslam İşbirliği Teşkilatı’nın daha fonksiyonel bir yapı ile yaptırım gücü olan etkili bir kuruma dönüştürülmesiyle bu arayışa bir cevap verilebilir. Kudüs konusunda gösterilecek tavır bu konuda bir başlangıç oluşturabilir. İnsanlık, İsrail eliyle yürütülen Siyonizm belasından muzdariptir. Hukuku hiçe sayan, hukuk tanımazlığını başta BM olmak üzere tüm dünyaya dayatan bu anlayışa dur demeyi Müslüman liderler başaramazsa, İsrail çok sayıda Filistinliyi katlederek Kudüs işgalini tamamlayacaktır.

·         Kudüs dahil, İsrail tarafından işgal edilmiş tüm topraklar Filistin halkınındır. Kudüs’ün Filistin’in başkenti olduğu ilan edilmelidir ve İsrail’in işgal ettiği toprakları terk etmesi çağrısı yapılmalıdır.

·         Allah, mazlumun yanında olanın, adaletten taraf olanın, Kudüs’ün yanında yer alanın yanındadır. Allah adaletin gereğini yapanı sever. Hangi lider ve ülkeler cesur ve onurluca Kudüs’ün yanında yer alırsa, tarihte en onurlu ve izzetli yerini alacaktır.

İnsan Hakları ve Adalet Hareketi (iHAK) olarak bu zirveden Filistinlileri ve tüm İslam Dünyasını sevindirecek bir haber umuduyla sizleri selamlıyoruz.

 

    Av. Cihat Gökdemir

   İnsan   Hakları ve Adalet Hareketi iHAK Başkanı                                            

Mavi Marmara Derneği © 2016. Tüm Hakları Saklıdır.